“Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana 

 Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana…”

     94 sene geçmiş.. Oysaki daha dün gibiydi.. Havranlı Seyit Onbaşı 275 kiloluk mermiyi dün vermişti namluya.. Yahya Çavuş 66 arkadaşıyla dün şehit olmuştu.. Ve.. 253.000 vatan evladı dün bu topraklarda vatan toprağını  yedi düvele yem etmemek için şehit olmuştu.. 

     ”Hey gidi uçsuz bucaksız vatan
      Vatan için can veren
      Şimdi elin vatanında yatan..”

   * * *   

     Sene 2009… Bu topraklar için Galiçya’da, Yemen’de, Çanakkale’de savaşan ecdadımızın hatırası taptaze duruyor yüreklerde.. Türk korkusu Avrupa’da duruyor.. Ama Türk milleti gücünün farkına varamıyor aksine alenen ülkesine ihanet edenleri devletinin başına baş seçiyor..

     Bizse kendimizce çırpınıyoruz.. İçimiz kan ağlıyor ama bir şey yapamıyoruz.. Adına demokrasi diyerek ülkeyi bölmeye çalışanlara sessiz kalıyoruz, insan hakları hep düşmana gelince var oluyor bize gelince ise “teğet geçiyor..” Ülkenin sanayisi düşmana peşkeş çekiliyor fakat milletimiz göremiyor.. Aksine bir dönem daha yetki veriyor gafillere.. “Durmak yok, ihanete devam..”

    Özelleştirme adı altında bankalarımız, fabrikalarımız  ”dost görünümlü” düşmanlarımıza peşkeş çekilmiş durumda..

    Ve maalesef..

    Şimdi aynı tezgahla sularımızı “büyük” devletlere peşkeş çekmeye çalışıyorlar..

* * *

     Son bir kaç gündür Türkiye’de “Dünya Su Forumu” altında bir etkinlik düzenleniyor. Medyada bunu en fazla beş dakikalık bültenler şeklinde görmektesiniz. İsmi Dünya Su Forumu ama dikkat ettiyseniz büyük devletlerin devlet başkanları veya başbakanları bu organizasyona katılmadı. Peki kim katıldı?.. Irak “Devlet” Başkanı Celal Talabani.. Dünün peşmergesi, bugünün büyük piyonu bu adam hem Abdullah Gül, hem de RTE ile görüştü..

     Fakat kimse bu organizasyonun amacının ne olduğunu anlatmamakta!

     Yurtdışına göbekten bağlı  sözde “Türk” medyası bu olayı görmezden geliyor doğal olarak.

     Şimdi bu tezgah nedir ona bakalım.

     Biraz tarih bilgisi olanlar bilirler; 1. Dünya Savaşı sonucunda savaşı kazanan İtilaf Devletleri, Boğazlarımızı uluslararası bir komisyonun yönetmesini istemişlerdi. Damat Ferit hükümeti de bunu onaylamıştı.

      Türk milleti de gerekli cevabı Kurtuluş Savaşı’nda vermişti!

      Şimdi de sularımız için aynı tezgahı kurmak istemekte ve Akp hükümetini bu amaçla kullanmaktadırlar.

     Konuyla ilgili Arslan Bulut “AKP hükümeti suyu da küresel şirketlere verecek!” başlıklı yazısında şunları söylemektedir:

     Çiftçisiniz ve tarlanız var, sulama yapıyorsunuz. Tarlanızda kullandığınız suyun başına bir sayaç yerleştirmişler, metreküp başına para ödüyorsunuz?
Kime mi? “Küresel sermaye” dedikleri, aslında hiç de küresel olmayan ikibuçuk milletin yönettiği dev şirketlere!
İşte Türkiye’nin suları için planlanan budur!
Güney Amerika ülkelerinde bunu yaptılar! Şimdi sıra Türkiye’de!
Nitekim, Dünya Su Forumu’nun açış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Suyun sadece teknik bir konu olmadığını, en üst düzeyde siyasi önem ve öncelik verilmesi gereken, insanlığın müşterek geleceğini ilgilendiren bir mesele olduğunu” söylüyor!

……….

    Peki, forumun sponsorluğunu kim yapıyor?
    Suyu satacak olan sözde küresel sermaye şirketleri?
    Daha önce suyuna el koydukları ülkelerde yaptıkları gibi Türkiye’nin su kaynaklarını özelleştirmek istiyorlar. 

    Türkiye’nin siyasi iktidarı da bunu açıkça destekliyor.

……….

……. küresel şirketlerin suyuna el koyduğu Bolivya’da suyun özelleştirilmesi sonucu su fiyatının 6 kat yükseldiğini, ülkede ayaklanmalar çıktığını, aynı şekilde Arjantin’de, Gana’da, Filipinler’de, Güney Afrika ve Nikaragua’da suyun özelleştirilmesi sonucu büyük toplumsal muhalefetler baş gösterdiğini hatırlatıyor.

……….

      Bilindiği gibi Avrupa Birliği Son Katılım Müzakereleri Çerçeve Belgesi’nde, Fırat ve Dicle suları havzasının, aralarında İsrail’in de bulunduğu uluslararası bir konsorsiyum tarafından yönetilmesi isteniyordu!

    * * *

     İşte memleketin durumu.. Bankalarımızdan, sanayimizden sonra şimdi ise bu cennet vatanın sularını peşkeş çekmek istiyorlar!

     Ey Türk milleti!

     Sırtındaki bu ihanet kadrolarını ilk seçimlerde bertaraf etmek birinci vazifendir.

     Ecdad bu toprakları vatan hainleri peşkeş çeksin diye savaşmadı.

     Gün, toprağına sahip çıkma günüdür!..