“Solun ihanete varan davranışları yüzünden sağ ile kavgamızı erteledik.”  Alparslan Türkeş    

Bülent Yıldırım’la başlayalım…    

Kimdir Bülent Yıldırım?..     

Tayyip Erdoğan’ın Saadet’e kaptırdığı oylarını tekrar kazanmak için kurduğu ikinci Davos tezgahı olan “Mavi Marmara Olayı”nın baş kahramanı!     

Mavi Marmara Olayı akabinde program program dolaşarak konuşmalar yapan sakallı şahıs.     

İHH Başkanı.     

“Grup Yorum 25. kuruluş yıldönümünü binlerce kişiyle İnönü Stadı’nda kutladı. Konsere İHH Başkanı Bülent Yıldırım da katıldı.” (1)     

1 hafta önce Filistin’e yardıma gittik, vurdular diyerek ağlayan şahıs, 1 hafta sonra terörist destekçisi solcu Grup Yorum’un konserine gitmekte bir sakınca görmüyor.     

Ahmet Hakan Coşkun.     

Kerameti kendinden menkul sakallarıyla Kanal 7 grubundan önce Sabah’a oradan Doğan grubuna geçip eski arkadaşlarına çakarak geçimini sağlayan fukara.     

Dün İslâm Dünyası’nın dertlerini sahte veya gerçek dert edinirken bugün magazin yazıları yazmakta beis görmeyen gafil.     

Kendisi de Grup Yorum konserine katılmış. Bakınız ne diyor:     

“Beyaz başörtülerinin üzerine kızıl bandana takmış TAYAD’lı anneler, stadın en hatırlı bölümünde ağırlandılar.
“Devrimci protokol” vardı…
Başköşede, yani Yıldırım Demirören’in koltuğunda Sırrı Süreyya kardeşimiz oturuyor ve bu durumla hafiften kafa buluyordu…
İşte “Solcu-İslamcı ittifakı” açısından umut veren bir gelişme:
İHH Başkanı Bülent Yıldırım da oradaydı, Tarık Tufan da…” (2)
     

Tarık Tufan.     

Romantik İslamcı genç edebiyatçı.     

Bir ara başka bir romantik İslamcı arkadaşı Selahattin Yusuf’la solcu yönetmen Sırrı Sürreyya Önder’le beraber “Arabım, Türk olmaktan üzülürüm” diyen Ethem Sancak”ın Kanal 24′ünde kendi çaplarında entellektüel muhabbet yapmaktalardı. Sanırım o program hâlâ devam ediyor.    

İslamcı gençlerin el üstünde tuttuğu Yeni Şafak yazarı Hakan Albayrak bir yazısında şöyle demişti:   

“Poşulu kardeşlerimle musafaha edip camiden ayrılırken içimden bir ses –sansürsüz- “Kürdistan’a hoş geldin” dedi. Bunu özellikle belirtiyorum, çünkü “Kürdistan” denince akıllara her şeyden evvel din kardeşliğinin gelmesini istiyorum. Gerisi teferruattır.”   (3)

* * * 

İslamcılar da kendi aralarında ayrışıyor. Fethullahçılar mesela. Biraz daha sessiz ve kaypak tarzda olan grup. Cemaat evlerinde kalan ekonomik durumu iyi olmayan Anadolu gençlerini alıp “Hocaefendi” muhabbetleriyle kendilerine çekip kendi fikirlerini dayatmaktalar!     

Gazeteleri Zaman; bayi satışı 22 binken her eve zorla 3-5 tane almaları ve dershaneleri sayesinde 800 binlerde.     

Zaman gazetesi AKP’nin kamuoyu desteği azaldığında ülkücü kamuoyunu etkilemek için yaptığı “eski ülkücü bıdı bıdı” “eski ülkücüler böyle diyor” haberleriyle meşhur.     

Devlet Bahçeli’nin deyimiyle “girdiği her platformda eski ülkücüyüm deyip bir türlü girdiği yerin yenisi olamayan zevat”  Zamancıların en önemli haber kaynaklarından.     

Fethullahçılara sorsanız en büyük milliyetçi onlar! Öyle ya dünyanın her yerinde sözde “Türk Okulu” açmışlar. Her sene olimpiyat da düzenliyorlar. Ama okulların eğitim dilinin İngilizce olması bir yanlış anlamadan ibaret olsa gerektir!   

Her sene düzenledikleri ”Abant Platformu” vasıtasıyla en kürtçü kararları deklare etmekten de çekinmiyorlar.    

Aynı “sözde milliyetçi” Fethullahçılar, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmak için elinden geleni yapan ABD ve AB destekli Taraf paçavrasına cemaat olarak tam destek vermekteler!     

Cemaatteki gence Zaman’ın okunması o da olmasa Taraf’ın okunması telkin ediliyor!     

Fethullah Gülen’in yakın adamı ve Zaman’ın en önemli yazarı olan Hüseyin Gülerce bakınız Taraf için ne diyor:     

“Ergenekon dava süreci de gösteriyor ki, hepimiz, her kurum demokratlık sınavından geçiyor. Kimileri, vesayet ile demokrasi arasındaki maçın nasıl biteceğini kestiremedikleri için ilkesiz duruşlar sergiliyor. Mesela Taraf gibi, bugün demokratikleşme sürecinde ilkeli ve cesur duruşuyla medyada ayrı bir yeri olan gazeteye, reklam vermekten kaçınan işadamları var. ‘Ergenekon ters tepebilir, asker geri dönebilir’ diye hesap yapanlar var. Bürokraside de, yüksek yargıda da, medyada da, iş dünyasında da var böyleleri… Ne diyelim, herkes kendisine yakışanı yapar…” (4)     

Ve Fethullah Gülen ilk kez açıkca siyasete müdahil oluyor ve “Mezardakiler bile kalkıp referandumda ‘evet’ demeli” diyor. (5)   

Devlet Bahçeli bu konuda gerekeni söyledi: “Ölüleri kaldırıp oy kullandıracağına Amerika’dan gel de sen oy kullan.”(6)   

Bu sebeptendirki MHP’den zerre hazzetmez, Ülkücülere içten içe nefret beslerler.   

Bu konuda ayrıntılı bir yazı daha sonra…   

  * * *    

İslamcı derneklerin eylemlerinden içinde oldukları ihanetin ne derecede olduğu da açık şekilde gözlemlenebilir.     

Bu derneklerden birinden bahsetmek istiyorum.    

Yandaş medya “sivil toplum örgütlerinden geniş destek” şeklinde bir haber yaptığında mutlaka “Mazlum-Der”den bahseder.     

Mazlum-Der.     

Kürtçü-İslamcı ittifakının en açık örneği olan zavallı oluşum.     

Ne olduklarını anlamak için bir kaç haber örneği göstereyim.     

Böyle başlarlar:     

Mazlum- Der tarafından hazırlandı, Diyarbakır'da asıldı“Bursa Mazlumder Şubesi başörtüsüne Özgürlük Direniş Eylemlerinden 5.’sini yoğun bir katılımla Orhangazi parkında gerçekleştirdi.” (7)    

Sonra böyle devam ederler:    

“Bugün bir açıklama yapan İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Genel Kurmay Başkanının görevden alınmasını istedi.” (8)    

 Ve son nokta:    

“İLKÖĞRETİM okullarında okutulan ‘Öğrenci Andı’nın kaldırılması için kampanya başlatan Mazlum-Der, hazırladığı ve içerisinde garip ifadeler bulunan afişleri Diyarbakır’daki bilboardlara astırdı.

Çizimlerin yer aldığı mizahi dille yeniden yazılan ‘Öğrenci Andı’nda, ‘Ne mutlu Kürdüm, Lazım, Çerkezim, Ermeniyim, Aleviyim… diyene, sonra da dayak yiyene” denildi.” (9)    

Destekçilerine bakalım:    

“Ak Parti Gençlik Kolları İl Başkanı ve partili gençler, gençliğinin toplumsal olaylara karşı duyarlı olmalarını sağlamak amacıyla Mazlum-Der e ziyaret gerçekleştirdi.” (10)    

* * *    

Bu zevatın Ülkücülerle şeriatçı Metin Yüksel’in ölümü yüzünden hasım oldukları aşikar.    

Onlara göre Ülkücüler kavmiyetçi kafirler.    

Peki ya solcular?    

“Namaz kılmayan kardeşlerimiz”    

Atila Kaya TBMM’de konuşmasında AKP’liler için şöyle dedi:    

“Ne var ki bizleri zindanlara ya da eski bir deyimle dama tıkan 12 Eylül, onların başlarının üstüne dam kurmuştur. Ülkücüleri ve solcuları işkencehanelere tıkan, darağaçlarına gönderen 12 Eylül, siyaset yapabilmeleri için Tayyip Erdoğan ve onun gibilerin kendilerini mensup hissettikleri örgütlenmelerin de yolunu açmıştır.” (11)   

***

 İslamcılar.   

“Sözde” İslamcılar.   

Filistin için ölürken Doğu Türkistan’a sesini çıkarmayanlar.   

Geçtiğimiz sene cümle alem pi’Çin’in yaptığı zulümlerden sonra yandaş TV NET’te Yeni Şafak yazarı Kürşat Bumin Doğu Türkistan olaylarını şöyle yorumladı: “Uygurlarla “Kürt” kimliği benzeşiyor.”   

Yani?   

Çin’de Uygurlar zulüm görüyorsa, Türkiye’de de Kürtler görüyor.   

İşte bakış açıları bu kadar zavallı.   

***   

Bugünlerde Vakit’le beraber bilumum yandaş medyada bir ülkücü sevdası türediki sormayın.   

12 Eylül’de gerçekleştirilecek referandumda AKP’nin zorda olduğunu gören medyası ülkücülere göz dikmiş, “eski ülkücüleri” sürekli pohpohlayıp gerçek ülkücüleri etkilemeye çalışıyor.   

AKP’li Melih Gökçek Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri öncesi ülkücülere sesleniyor:   

“Ülkücü kardeşlerime sesleniyorum: Sağ oyları bölmeyelim. Beni destekleyin. Ankara’yı sola, Karayalçın’a teslim etmeyelim.”   

Seçimler sonucu Melih Gökçek tekrar seçildi. Fakat MHP’nin adayı Mansur Yavaş MHP’nin %4,5 olan oyunu %27′ye çıkararak ülkücü oyları toplamayı başardı.   

Melih Gökçek “ülkücü kardeşlerini” unuttu demeç verdi: “Ülkücü oyları MHP’ye gitmiştir, ben kendi oylarımı aldım.” dedi.   

Şimdi de Tayyip Erdoğan gelmiş geçmişte “Bunlar ırkçı, kafatasçı; bunlara selam verilmez” dediği ülkücülere yanaşmış; “MHP’li kardeşlerim” diyor. Ülkücü Şehit Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu grup konuşmasında timsah gözyaşlarıyla okuyor.   

Onu da sansürleyerek yapıyor.   

“Mustafalar ölür, milliyetçilik yaşar.” kısmını kesiyor zavallıca.   

* * *

 12 Eylül’de gerçekleştirilecek olan Anayasa Değişikliği Referandumuna MHP ve CHP “Aslında darbeciler yargılanmıyor, kendi yandaş yargılarına yaratıyorlar; Yüce Divan’ı düzenleyerek yargılanmaktan kaçıyorlar.” diyerek “Hayır” diyorlar.   

PKK’nın siyasi kolu olan BDP ise “düzenlemeleri yetersiz bulduğu için” karşı çıkıyor. Malum Anayasa’daki değişiklik paketiyle parti kapatmak zorlaşacak. Bu da en çok kendilerine yarayacak. Fakat yeterli bulmuyorlar. “Apo İmralı’dan çıkarılıp, vekil yapılacak” maddesini göremedikleri için karşı çıkıyorlar.   

Peki Tayyip Erdoğan bu durumu nasıl yorumluyor?..   

“CHP, MHP ve BDP(PKK) aynı safta” diyerek siyasi kalitesini açıkca ortaya koyuyor.   

Referandumu destekleyenlerin ise; Devlet makamlarındaki CHP’lileri temizleyip kendi adamlarını yerleştirmek için gayret eden Fethullahçılar,  ”İrticai tehdit, Cumhuriyete düşmanlık” gerekçeleriyle sürekli partileri kapatılan sözde Milli Görüşçü Saadetçiler olduğu gözardı ediliyor.   

Dalından koptuğundan beridir akibetini rüzgar tayin eden BBP’liler de ‘Evet’ diyeceklermiş. 17 yıl bu güruhu dizginleyen Rahmetli Muhsin Başkan’ı hatırlayıp da üzülmemek elden gelmiyor… Rahmetli bu günleri görseydi eğer kimlerle yola çıktığını görür, hatasını anlardı… Allah rahmet eylesin.   

* * *

Türkiye bu günlerde hiç iyi bir doğrultuda ilerlemiyor… AKP’nin yargıya müdahalesinden sonra şimdi de TSK’ya açıkca müdahalesi görülüyor.   

Parti programının yurtdışındaki bir oluşum tarafından yazıldığı bu siyasi kurumun arkasındaki karanlık ellerin ülkemizi kendi eyaletleri gibi yönetmek için adım adım gerçekleştirdiği bu eylemleri inşallah Büyük Türk Milleti görecektir.   

“12 Eylül: Türk’ün Ateşle İmtihanı” dersek hiç de yanılmış olmayız.   

Türk milleti! Artık içindeki hainleri gör ve “Dur!” de.   

Yarın çok geç olabilir…   

Afşin GÖKTUĞ  

————————————————————-   

Kaynaklar:
(1)http://www.besiktaspostasi.com/inonu-stadindan-grup-yorum-gecti-video.htm 
(2)http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=15013785&yazarid=131&tarih=2010-06-14  
(3)http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=15331&y=HakanAlbayrak
(4)http://www.odatv.com/n.php?n=tarafa-reklam-vermeyen--0107101200 
(5)http://www.gazete5.com/haber/fethullah-gulen-referandum-karari-1-agustos-201-32295.htm 
(6)http://www.internethaber.com/bahceliden-gulene-referandum-yaniti-278306h.htm
(7)http://www.bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/110261-hak-orgutleri-muhtira-degil-demokrasi-istiyor 
(8)http://www.timeturk.com/Mazlumder-ba%C5%9F%C3%B6rt%C3%BCs%C3%BC-i%C3%A7in-topland%C4%B1_119224-haberi.html 
(9)http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12055777.asp 
(10)http://www.batmandogus.com/haber/haber/370-haberler-akp-li-genclikten-mazlum-der-e-ziyaret.html 
(11)http://www.mhpgrup.org/haber_detay.asp?ID=1679&baslik_id=125